Otomasyon Blog Sayfası
Gözle görülemeyen yenilik: Dijital filigranlar + endüstriyel otomasyon
20 Mart 2025, Perşembe Modern üretimde ürün doğruluğunu, kaliteyi ve sürdürülebilirliği sağlamak her zamankinden daha kritik bir öneme sahip. Sağlam ancak insan gözü tarafından görülemeyen dijital filigranlar, özellikle endüstriyel otomasyon çözümleriyle birlikte gelecek vaat eden bir teknolojidir. İzlenebilirliği geliştirirken QR ve DataMatrix gibi geleneksel kodların bazı sınırlamalarına da çözüm getirirler. Bu teknolojinin üretim ortamını nasıl yeniden şekillendirdiğine bakalım.
Optimising Production: How Smart Maintenance Technologies Are Changing the Game
21 Ocak 2025, Salı Unplanned downtime is sabotaging production goals. It's time to take action.Unexpected machine stoppages aren't just inconveniences—they represent costly disruptions that derail schedules, increase operational expenses, and reduce profitability. Efficiency and reliability are crucial factors for maintaining competitiveness in manufacturing, so, minimising productivity losses such as unplanned downtime must be a strategic priority for both small and medium enterprises (SMEs) and large corporations.But what if you could anticipate equipment failures before they happen, deploy machines designed with maintenance in mind, and minimise fault finding? Smart maintenance technologies are making all of these a reality, transforming operations from reactive firefighting to proactive problem-solving.In this blog, we’ll explore how predictive maintenance, intelligent machine design, and advanced diagnostics are helping manufacturers reduce downtime, optimise costs, and stay ahead in an ever-evolving industry.
Daha akıllı, daha hızlı ve daha basit çoklu robot paketleme hatları oluşturmak mı istiyorsunuz?
16 Ocak 2025, Perşembe Robotları paketleme hattına entegre etmek, çok fazla parçadan oluşan bir yapboz yapmaya mı benziyor? Birden fazla robotla yüksek performanslı bir paketleme hattı tasarlamak genellikle karmaşık entegrasyonlarla çalışmayı, hassas hareket kontrolünü ve zorlu üretim taleplerini karşılamayı içerir. İster belirli müşteri ihtiyaçları için özelleştirilmiş çözümler üreten bir Sistem Entegratörü olun ister ölçeklenebilir, standartlaştırılmış sistemler geliştiren bir OEM olun, OMRON Robot Paketleme Kütüphanesi entegrasyonu basitleştiren ve mühendislik süresini azaltan araçlar sunar. Robot Paketleme Kütüphanesi, paketleme otomasyonundaki performansı artırmanıza ve karmaşıklığı azaltmanıza nasıl yardımcı olur?
Yeni makine yönetmeliği ışığında yolunuzu bulmak
16 Ocak 2025, Perşembe Avrupa Birliği'nin, 20 Ocak 2027 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2006/42/EC Makine Direktifinden yeni Makine Yönetmeliğine (2023/1230/EU) geçişi, makineler ve ilgili ürünlere ilişkin yasal gereksinimler konusunda önemli bir değişimi temsil ediyor. Sistem entegratörleri için bu yönetmelik, yapay zeka tabanlı sistemlerin, otonom makinelerin ve birbirine bağlı ekipmanların dahil edilmesine yönelik daha katı gereksinimleri beraberinde getiriyor. Başta karmaşık makine sistemlerini işletenler olmak üzere son kullanıcılar içinse bu değişikliklere hazırlanmak stratejik bir ihtiyaç.
Optimizasyondan otonomiye - OMRON'dan 2025 için en iyi beş üretim otomasyonu trendi
4 Ocak 2025, Cumartesi 2025'e adım atarken endüstriyel otomasyon dünyası çağ atlamaya yaklaşıyor. OMRON'un teknolojik gelişmeleri toplumsal değişimle ilişkilendiren SINIC Teorisine göre, artık Optimizasyon Toplumundan Otonom Topluma geçiş yapıyoruz. 1970 yılında OMRON'un kurucusu Kazuma Tateishi tarafından geliştirilen bu teori, yeniliğe kılavuzluk etmek için gelecekteki toplumsal ve teknolojik gelişmeleri öngörüyor. Optimizasyon aşamasında süreçlerin geliştirilmesi, verimliliğin artırılması ve operasyonların iyileştirilmesi için teknolojinin kullanılmasına odaklanılıyordu. Ancak Otonom Toplum, yepyeni bir çağ demek: Sistemlerin yalnızca verimli bir şekilde çalışmakla kalmayıp kendi kendini düzenleyen, kendi kendine öğrenen ve bağımsız karar verme yeteneğine sahip olduğu bir çağ.
Otomatik geri dönüşüm ile akülerden güç alan geleceği güvence altına almak
17 Aralık 2024, Salı Fosil yakıt bağımlılığından uzaklaşırken ve COP 28'de kabul edilen hedefleri karşılamak için daha temiz enerji teknolojilerine doğru geçiş yaparken, güç kaynakları arasında yenilenebilir seçeneklerin artırılmasını ve ulaşımda elektrifikasyonunu kolaylaştırmada aküler önemli bir rol oynayacaktır.Bu, talebi yönlendiren iki sektör (güç ve ulaşım) ile akü pazarını yükselişe geçirmiştir. Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre enerji sektörü, toplam akü talebinin %90'ından fazlasını oluşturur. Ajans, yalnızca 2023 yılında bu sektörde akü dağıtımının yıllık bazda %130'dan fazla arttığını ve dünyanın dört bir yanındaki elektrik sistemlerine toplam 42 gigawatt (GW) eklediğini belirtmiştir. Enerji depolama, yenilenebilir enerjiyi yakalama aracı olarak aküler için önemli bir uygulama olarak ortaya çıkmaktadır ve gelecekte daha da önemli hale gelecektir. Ulaşım sektöründe ise aküler; elektrikli araçlar, bisikletler, kamyonlar, otobüsler ve diğer akülü araçların yükselişini hızlandırmıştır.
Teknoloji hedefinin ötesinde: Endüstriyel otomasyon, operasyonel mükemmellikle buluştuğunda ne olur?
30 Kasım 2024, Cumartesi Son birkaç yılda teknolojide hızlı gelişmeler yaşandı ve yapay zekanın yükselişi önemli bir trend olarak öne çıktı. Birleşik Krallık, ABD ve Kanada'da üreticiler arasında yapılan bir ankette, katılımcıların %70'i operasyonlarına bir tür yapay zeka uyguladıklarını belirtti. Özellikle üretim sektörleri otomasyon ile büyük avantajlar elde edebileceğinden yeni teknolojileri benimsemeye yönelik güçlü bir istek söz konusudur.
Başarılı dijitalleşmenin ilk adımlarını atmak
12 Kasım 2024, Salı Dijital bir fabrika inşa etmek nihai bir hedef veya kendi başına bir neden değildir. Dijital fabrika, üretim işletmelerine pazardaki değişikliklere yanıt verme esnekliği sağlayan bir araçtır. Bu, inovasyon trendleri veya maliyet artışları gibi değişiklikler için yiyecek-içecek, kişisel bakım, ilaç veya otomotiv sektörlerinde kullanılabilir.
PPWR: Zincirler arası iş birliği, izlenebilirlik ve akıllı paketleme neden kritiktir?
24 Eylül 2024, Salı Eurostat rakamlarına göre 2021 yılında AB'de yaşayan insanlar kişi başına 188,7 kg ambalaj atığı oluşturdu ve bu sayı, 2011'e kıyasla yaklaşık 32 kg fazla. Bu süre içinde plastik ambalaj atık miktarı %27 arttı. Geri dönüşüm oranları da artmış olmasına rağmen plastik ambalajların büyük bir kısmı hala geri dönüştürülmemektedir; en son istatistikler, Avrupa'da plastikler için %50 geri dönüşüm oranına yalnızca bir avuç ülkenin ulaşabildiğini gösteriyor. Mevcut yasal çerçevenin ambalaj atıklarının azaltılmasında iyileşme sağlamadığını kabul eden Komisyon, 2022 yılında 2018 tarihli Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Mevzuatı (PPWR) direktifinde bir revizyon yapılmasını önermiştir.Revize edilen PPWR'nin yıl sonu itibarıyla yürürlüğe girmesi ve ambalajların tasarlanma, tüketilme ve bertaraf edilme süreçlerini kökten değiştirmesi bekleniyor. Güncellenen mevzuatın kapsamı geniş olsa da temel amaç, üretilen ambalaj atığı miktarını azaltmak ve ambalajların geri dönüştürülebilirliğini artırmaktır.
Verimlilik tıkanıklığından kaçınmak: Şirketler robot planlarını neden ertelememelidir?
24 Eylül 2024, Salı Yenilikçi teknolojilere yapılan yatırımları geciktirmek birçok riskle ilişkilidir. Bu konuda hâlâ tereddüt eden şirketler kendilerine üç soru sormalıdır.Avrupa ekonomisi büyüme, istikrar ve rekabet gücünü etkileyen çeşitli güçlüklerle karşı karşıya. Örneğin Avrupa, dünyadaki en yaşlı nüfuslardan birine sahip. Yaşlanan iş gücü, sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki yükü artırıyor ve iş gücü tedarikini azaltarak ekonomik büyümeyi potansiyel olarak yavaşlatıyor. Ayrıca, AB'nin Yeşil Mutabakat'a ve 2050 yılına kadar karbon nötrlüğünün sağlanmasına bağlılığı çeşitli sektörlerde önemli yatırımlar ve yapısal değişiklikler yapılmasını gerektiriyor. Bunun yanı sıra finansal endişeler nedeniyle yatırım yapma isteksizliği de söz konusu. McKinsey Global Institute (MGI) tarafından kısa süre önce yapılan bir araştırma, 1 milyar dolardan fazla gelir elde eden büyük Avrupalı firmaların ABD'deki benzer firmaların gerisinde kaldığını ortaya çıkardı. Yılda toplam 400 milyar dolar daha az yatırım yapıyor ve üçte bir oranında daha yavaş büyüyorlar.Bu yatırım hevessizliği; rekabet gücü, sürdürülebilirlik ve itibar açısından dezavantajlar, yetersiz verimlilik ve yeni nitelikli çalışanların ilgisini çekmede azalan başarı gibi kısa ve uzun vadeli etkileri olan çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Yenilikçi robot teknolojisi bu tür gelişmelerle mücadele edebiliyor olsa da iyi düşünülmüş bir finansman kapasitesi de gerektiriyor. Bu nedenle, şu anda yatırımlarını kısıtlayan şirketler, bunun uzun vadede kısa vadeli tasarruflardan daha fazla olumsuz sonucu olup olmayacağını acilen kendilerine sormalıdır. Aşağıdaki üç soru, bu hususların odak noktası olmalıdır:
Açık standartlarla dijitalleştirmek: Gece rahat uyumanın anahtarı
2 Eylül 2024, Pazartesi Yaptığım tahminlere bağlı kalabilir miyiz? Teslim tarihine uyabilecek miyiz? Bundan emin olabilecek kadar bilgiye sahip miyim? QCDE (kalite, maliyet, teslimat süresi ve çevresel etki) açısından hedeflerimize göre ve rakiplerimizle karşılaştırıldığında fabrikanın durumu ne? Geceleri fabrika yöneticilerinin uykusunu kaçıran bu endişeler, dijitalleştirme yoluyla çözülebilir. Dijitalleştirilmiş bir üretim ortamında fabrika yöneticilerinin bilinmeyenler, riskler ve ortaya çıkabilecek durumlar hakkında endişelenmesine gerek yoktur. Dijitalleştirme, belirsizliği ortadan kaldırır ve performans odaklı optimizasyon sağlar. Fabrika yöneticilerinin kaliteyi iyileştirmelerine, maliyetleri düşürmelerine, teslim sürelerini kısaltmalarına ve çevresel etkileri azaltmalarına yardımcı olabilecek bilgileri sağlar. Dijitalleştirilmiş bir fabrikanın yöneticisi, gecenin bir yarısı endişe içinde uyanmaz ancak uyansa dahi cep telefonundan hızlıca her şeyin olması gerektiği gibi ilerlediğini kontrol edip kendini güvende hissedebilir. Ancak endişeyle geçen uykusuz gecelerden mışıl mışıl uyunan gecelere giden yol kolay değildir. Açık konuşmak gerekirse dijitalleştirme oldukça yorucu bir süreç olabilir. Proje liderleri nadiren temiz bir sayfada çalışma lüksüne sahiptir; çoğu zaman eski teknolojilerin birbirine yamalandığı bir kırkyama üzerinde çalışmaları gerekir. Daha önce hiç veri kaydetmemiş, henüz ortada veri haberleşme protokolleri dahi yokken üretilen makinelerden oluşan üretim hatlarını dijitalleştirmek için çaba gösterirler. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ciddi bir OT ve IT entegrasyonu sorunu ortaya çıkar.
Dinamik hat kenarı ikmal: günümüzün üretim zorluklarına stratejik bir yanıt
15 Temmuz 2024, Pazartesi Üreticilerin, özelleştirme ve iş gücü eksikliğinin getirdiği zorlukların üstesinden gelirken verimli ve rekabetçi kalmaları için hat kenarı ikmal sistemleri ve uygulamaları üzerinde yeniden düşünme zamanı geldi. Cevap AMR'ler ve cobot'larda olabilir mi? Özelleştirme trendi, üreticiler için çok sayıda operasyonel zorluğu beraberinde getirmiştir; daha geniş bir komponent ve malzeme yelpazesi bulundurma gerekliliği, geleneksel sistemlerin verimli bir şekilde yönetmekte zorlandığı bir değişkenliğe yol açmaktadır. Bu durum envanter maliyetlerinin, tedarik sürelerinin ve üretimde gecikmelerin artmasına neden olabilir. Veriler, özelleştirmenin üretim operasyonları üzerindeki etkisinin altını çizmektedir: Üreticiler daha uzun tedarik süreleri, daha yüksek üretim maliyetleri ve çok sayıda envanteri yönetme gerekliliği ile karşı karşıya kaldığını bildirmiştir. Bu veriler, özelleştirmenin getirdiği somut zorlukları resmederken bu karmaşıklığı verimli bir şekilde yönetmek için yenilikçi yaklaşımların gerekliliğini göstermektedir.
Yapay Zeka: umut, heyecan ve FOMO
22 Eylül 2022, Perşembe On yıl önce yapay zeka tabanlı projelerle ilgili aldığımız sorular, çoğunlukla bu konuya duyulan heyecan veya FOMO'dan kaynaklanıyordu. İnsanlara neden yapay zeka uygulamalarına girişmek istediklerini sorduğumda çoğu zaman aldığım cevaplar şunlardı: "patronum benden istediği için", "çok fazla veriye sahip olduğumuz için" veya "ilginç bir alan gibi göründüğü için". Bunların hiçbiri özellikle sağlam nedenler değildi ve yapay zeka uygulamalarının o sırada gerektireceği yüksek yatırıma değer sayılmazdı.Bu durum değişmektedir ve bu defa asıl itici güç, duyulan heyecan veya "FOMO" değil, umuttur. Müşteriler artık yapay zeka konusunda değil; kestirimci bakım, kalite kontrol veya süreç optimizasyonu hakkında onlara yardımcı olup olmayacağımızı soruyorlar. Bize, çözüm bulmamızı istedikleri bir sorunla geliyorlar. Yapay zekanın benimsenmesi artık bir gerekçe veya amaç değil. Aksine, yapay zeka bir "olanak tanıyıcı" haline geldi.Yiyecek ve içecek, ilaç, elektronik veya otomotiv sektörü fark etmeksizin nihai amaç aynıdır: Daha düşük maliyetle, daha az enerji ve daha az iş gücü kullanarak yüksek kaliteli, hatasız ürünler üretmek. Yapay zeka, bu hedeflere ulaşmaya yönelik bir dizi çözümden biri olabilir.
Otomasyon, sürdürülebilir paketlemeye uyum sağlıyor
16 Ağustos 2022, Salı Daha önce hiç internet üzerinden küçük bir ürün sipariş ettiğinizde ürünün balonlu naylon, hava dolu yastıklar veya kağıt parçacıkları içinde büyük bir kutuda geldiğini görünce öfkelendiniz mi?
Avrupa otomotiv sektörünü güçlendirme
29 Ocak 2021, Cuma Avrupa otomotiv sektörü Asya'nın güçlü rekabetçiliğinin yanı sıra salgının ekonomik güçlükleriyle de karşı karşıya bulunuyor. Sektörün hem verimliliği hem de sürdürülebilirliği artıracak inovatif, geleceğe dönük stratejiler ve teknolojiler geliştirmesi gerekiyor. Stanford Üniversitesi'nden Tony Seba, 2025'ten sonra (saf) yanmalı motorlu yeni araçların satılmayacağına ve batarya ya da hidrojen ile çalışan yakıt hücrelerine doğru bir hareket olacağına inanıyor. Bu arada sektör; düşen satışlar, gittikçe daha katı hale gelen emisyon düzenlemeleri, yeni teknolojiler, dijitalleşme ve değişen tüketici ihtiyaçları ile de karşı karşıya. Şirketler, üretim hatlarını dönüştürerek, daha çevik hale gelerek ve rekabet avantajı sağlayan inovasyonlar sunarak bu duruma yanıt vermek zorunda.
Veri cenneti olarak fabrika üretim ortamı: Şirketler makine ve üretim bilgilerinden daha fazla yararlanmak için neler yapıyor?
25 Eylül 2020, Cuma Stratejik Veri Bilimi, tüm Endüstri 4.0 senaryolarının temel unsurları arasındadır. CRISP-DM temelinde geliştirilen dört adımlı veri madenciliği yaklaşımı, başarılı projeleri destekler.
Veri bilimleri ile fabrika üretim verilerinizin tamamından faydalanın
19 Haziran 2020, Cuma Endüstri 4.0 ve Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT) son yıllarda herkes tarafından dile getirilmekte ve bu kavramlar, gün geçtikçe daha fazla makineye uygulanmaktadır. Makine verileri, üretim süreci verileri ve üretilen ürün verileri gibi büyük miktarda veri kullanılabilir hale getirilmektedir. Büyük Miktarda Veri artık fabrikadaki üretim ortamı için de söz konusu olmuştur.
Avrupa'da pil üretimine hız verme
1 Mayıs 2020, Cuma Avrupalı otomotiv şirketleri, özellikle pil üretimi ile ilgili olarak üretim hatlarını geleceğe hazırlamak için neler yapabilir? Robotlar, otomatik kalite kontrolü ve yapay zeka (AI), şirketlerin Asya'daki güçlü rakipleriyle başa çıkmasına yardımcı olabilir.
Bağlantıyı kaybetmeyin! Alman endüstriyel şirketlerin yapay zeka yarışında arayı nasıl kapattığını keşfedin
16 Aralık 2019, Pazartesi Şu anda "yapay zeka" kadar sık ve karışık hislerle kullanılan bir trend terim daha yok. McKinsey'in pazar analistleri, yakın tarihli bir araştırmada yapay zeka tabanlı hizmetler, yazılımlar ve donanım için küresel pazarın her yıl yüzde 25 artarak 2025'te 130 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Öte yandan araştırmacılar, akıllı robot kullanımının 2030'a kadar GSYH'yi yüzde dört artıracağını öngörüyor.
Smart machines: laying the golden egg?
16 Ekim 2019, Çarşamba Greater manufacturing efficiency: it’s the golden egg we’re all looking for. But it’s getting increasingly hard to find. The solution could be smarter automation, which involves lots and lots of data (‘big data’) and data collection and data-driven modelling. The smart machine then uses the models to automatically adjust its own behaviour (i.e. machine learning).
Gıda Üretiminde Sahada Yapay Zeka ile OEE Değerlerini İyileştirme
16 Ekim 2019, Çarşamba Gıda üretiminde Yapay Zeka (AI) uygulaması hızla artıyor. Birçok yiyecek ve içecek şirketi, Yapay Zekanın yalnızca Toplam Ekipman Verimliliğini (OEE) artırıp artan verimliliği düşük maliyetle bir araya getirme fırsatı değil, aynı zamanda atıkları veya süreç operasyonları değişkenliğini azaltma gibi sürekli iyileştirme programlarını desteklemek için veri analizini geliştirme olanağı da sunuyor.
KOBİ'ler İçin Otomasyona Yönelik Dört İpucu
25 Kasım 2022, Cuma Dünyanın dört bir yanındaki kurumsal liderler, peş peşe gelen zorluklarla yüzleşiyor. Enerji krizinden kaynaklanan maliyet artışlarına ek olarak tedarik zinciri sorunları, kalifiye çalışan eksikliği, sürdürülebilirlik gereksinimleri ve hızla ilerleyen dijitalleşme sorunları söz konusu. Özellikle, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'ler) bu engellere hızla çözüm bulması gerekiyor. Otomasyon, bu çözümlerden biridir. Otomasyona kolaboratif robotlar ve AMR'nin (otonom mobil robotlar) yanı sıra sensörler, görsel denetim ve yapay zeka teknolojisi de dahildir. Şirketler bu tür teknolojilerin faydalarını bilse de araştırmalar, pek çok kişinin gerçek kullanım aşamasına yönelik şüpheleri olduğunu gösteriyor.Özellikle bu konuda deneyimi olmayan şirketler, robot kullanımının beraberinde maliyetlerin de yükseleceğinden korkuyor. Kolaboratif veya mobil robot satın almanın işletmeniz için faydalı olup olmayacağını merak ediyorsanız OMRON'un yeni yatırım getirisi hesaplayıcısı işinize yarayacaktır. Bu araç, size yatırım getirisi hakkında genel bir özet sunar ve robot yatırımlarının ne zaman kendi parasını karşılayacağını gösterir.
Otomotiv sektöründe dijitalleşme: Akıllı üretim için yedi ipucu
2 Kasım 2022, Çarşamba Büyümek ve krizlerin üstesinden gelmek istiyorsanız dijital olarak yeterli imkanlara sahip olmanız gerekir. Bu durum, oldukça önemli otomotiv sektörü için de geçerlidir. Müşteriler veya verimlilik söz konusu olduğunda dijital araçlara başvurmamak mümkün değildir. Capgemini tarafından gerçekleştirilen bir çalışmaya göre yapay zeka (AI) ve sürdürülebilirlik önemli etkenler ve odak konularıdır. Gartner uzmanları, açık kaynaklı iş birliği yaklaşımlarının, bütünsel ekosistemlerin ve teknoloji ortaklıklarının önemini vurguluyor. Peki, geleceğin üretiminde dijitalleşme ve intralojistik konusunda nelere dikkat etmeliyiz? Bu soruyu iki bölümde cevaplamak istiyoruz. Akıllı fabrikada dijitalleştirmeye ilişkin ipuçlarıyla başlıyoruz. Otomasyon uzmanı olarak OMRON, yıllarca daha gelişmiş bir dijitalleşmeye giden yollarında üreticilere ve tedarikçilere eşlik etmektedir.
Beka-Mak Makine, Omron Mobil ve Kolaboratif Robotları Makinalar ile Birlikte Çalıştırıyor
24 Ekim 2022, Pazartesi Beka-Mak, OMRON kolaboratif ve mobil robotlarını daire testere makinelerine entegre etti. Böylelikle kesintisiz üretim yapılması ve kesilen iş parçalarının istenilen ölçülerde paketlenmesi ile sevkiyat esnasındaki aksaklıların önüne geçilmesi hedefleniyor.1984 yılında aile şirketi olarak kurulan Beka-Mak, Türkiye’de testere makinası sektörünü global pazara açan lider firmadır. İlk ihracatını Almanya’ya 1991 senesinde gerçekleştiren Beka-Mak, bugün başta Avrupa, Rusya ve A.B.D olmak üzere dünyada 60 distribütör tarafından 78’e yakın ülkede temsil edilmektedir. Geniş ürün yelpazesiyle yüksek verimde çalışan daire ve şerit testere makinaları, Türkiye’nin önde gelen çelik üreticilerinin tercihi olmaktadır. Yenilikçi ve sürekli gelişim felsefesine sahip olan Beka-Mak, 2018 yılında kurulan tescilli Ar-Ge merkeziyle birlikte bugün 210 personel ile 22.500m² üretim alanında metal sektörüne katkıda bulunmaya devam ediyor.
Esnek Üretim Tanıtım Gezisi: Geleceğin fabrikası Avrupa yolculuğuna başladı
16 Haziran 2022, Perşembe Ya geleceğin fabrikasını görebilseydiniz, hissedebilseydiniz ve dokunabilseydiniz? Esnek, verimli ve sürdürülebilir üretimi gerçekleştirmek için ne gerekiyor? OMRON'un bu yıl Avrupa'yı dolaşan benzersiz Esnek Üretim Tanıtım Gezisinin arkasındaki fikir budur. Tanıtım gezisi, boyutları ve ölçekleri nedeniyle genellikle bir fabrika dışında görülmeyen insan-makine kolaboratif çözümlerinin özel gösterimlerini içeriyor.
Geleceğin Fabrikası'nı Birlikte İnşa Ediyoruz
16 Haziran 2022, Perşembe OMRON'un en büyük iş birimlerinden biri olan Den Bosch tesisini EMEA bölgesindeki ihtiyaçlara hizmet edecek şekilde daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.
Otomotiv Alanında İzlenebilirlik: Karar mercileri ve uzmanların dikkat etmesi gereken konular
23 Mayıs 2022, Pazartesi E-mobiliteden otonom sürüşe, beceri eksikliklerinden dijitalleşmeye kadar otomotiv sektörü, küreselleşen platformlara ve standartlaştırılmış araç mimarilerine geçişin simgelediği büyük bir evrim geçirmektedir. Bir yandan üretim giderek daha verimli hale gelirken, diğer yandan da arızalı tek bir parça bile daha önce hiç olmadığı kadar geniş kapsamlı etkilere sahip olabilmektedir. Yüksek maliyetli geri çağırma süreçleriyle karşı karşıya kalan otomotiv üreticileri, giderek daha karmaşık olan gereksinimler ve daha katı teknik özelliklerle uğraşmak zorunda kalmaktadır. Araç başına 20.000 parçaya kadar etiketleme gerektirecekse izlenebilirlik girişimi bu çabaya değer mi? Evet, ama tüm verileri anlamlı hale getirmek için güçlü yazılımla birlikte güçlü okuma ve doğrulama teknolojileri gerekir.Üreticilerin, yeni bir aracı oluşturan parçaların ve komponentlerin doğru kayıtlarını tutma gereksiniminin birkaç nedeni vardır. Örneğin, kalite bakımdan ele alacak olursak barkod izleme, doğru parçaların bir araya getirilmesini sağlamaya yardımcı olur. Ancak daha da önemlisi, her bir araba parçasını orijinal tedarikçisine kadar takip edebilme becerisidir. Bir geri çağırma veya arızalı bir parçanın bulunması durumunda, üreticilerin her bir parçanın nereden geldiğini hızlı ve kapsamlı bir şekilde öğrenmesi gerekir. Bu, arızalı bir parçadan başka hangi araçların etkilendiğini belirlemek için seri numarası, üretim tarihi ve diğer önemli bilgilerle tamamlanır. AIAG, VDA, ANSI ve ISO'dan alınan öneriler ve standartlar ayrıntıları belirtir. Otomotiv sektörü küreselleşirken, dünya çapında hafif araç üretiminin 2023 yılına kadar yaklaşık 96 milyon üniteye ulaşması beklenmektedir. Bu da, tek bir arızalı parçanın bile büyük bir etkiye sahip olabileceği ve bu nedenle her ne pahasına olursa olsun önlenmesi gerektiği anlamına gelir.
E-Ticarette paketleme ve lojistik ile ilgili zorlukların üstesinden gelme
24 Şubat 2022, Perşembe Robot destekli paketleme, tedarik zincirinden gelen değişken talepleri karşılamak için yukarı ve aşağı yönde hızlı, uygun maliyetli ölçeklenebilirlik sağlar.
Hanover Displays, PCBA testini cobotlarla otomatikleştirdi
31 Ocak 2022, Pazartesi Birleşik Krallık merkezli Hanover Displays Limited, baskılı devre kartı montajlarını (PCBA'lar) test etmek için yeni bir sisteme ihtiyaç duyuyordu ve Absolute Automation Group'un bir parçası olan Absolute Robotics tarafından temin edilen ve kurulan OMRON TM cobotlarını seçti.
Çeşitliliği Yüksek, Hacmi Düşük (HMLV) paketleme ve paletleme süreçlerinde karşılaşılan beş zorluk
21 Aralık 2021, Salı Yeni ürün, müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak çeşitlilik oranında, rafa hazır bir pakette fabrikadan çıktı. Ama paketleme başka bir taşeron şirket tarafından yapıldı. Taşeron aracılığıyla paketleme, tüm Hızlı Tüketim Ürünleri (FMCG) pazarlarında rastlanabilen bir işlem ancak kişisel bakım veya şekerleme gibi daha yüksek fiyatlı ürün segmentleri bu işlemin başlıca örnekleri olarak gösterilebilir. Tüketicinin daha fazla çeşitlilik için olan talebini karşılamak üzere hızla büyüyen bir faaliyettir.
10 saniyeden kısa sürede tamamlanan keçeler: Robotik Entegre Kontrolör sayesinde uyumlu kontrol
24 Kasım 2021, Çarşamba Trelleborg Livorno, sürdürülebilir rüzgar enerjisi pazarında poliüretan keçelerin son işlemleri için kullanılan bir robotik hücreyi yeniledi. Robotlar, lojik, hareket, emniyet ve kullanıcı arayüzü dahil olmak üzere tüm otomasyon komponentlerinin entegrasyonunu ve senkronizasyonunu sağlayan OMRON'un Robotik Entegre Kontrolörü, bu çözümün temelini oluşturur.
FasThink, Garnet'in tesis içi lojistiğini mobil robotlarla optimize ediyor
2 Kasım 2021, Salı Garnet, lojistik ve üretim süreçlerini yenileme konusunda FasThink'e güveniyor.
Otonom Mobil Robot ile Akıllı Sistem Çözümleri: AM-Flow ve OMRON
27 Ekim 2021, Çarşamba Endüstri 4.0; kolaylaştırılmış süreçler, etkili veri analizleri ve sıfır duruş süresiyle 7/24 çalışan üretim hatları vaat ediyor. Tarihi "endüstriyel devrimlerin" aksine bu ürün üreticilere zaman tanır ve seçenek sunar. Bunun nedeni, ister yeni ve teknoloji harikası bir tesiste, ister daha geleneksel bir üretim düzeninde donanım iyileştirme olarak kurulmuş olsun, otomasyonun avantajlarının aşamalı olarak veya tamamen benimsenebilmesidir. Bu geçişi kolaylaştıran AM-Flow, eklemeli üretim dünyasındaki yeni nesil üreticilere çözümler sunarak piyasada ses getirmektedir.
Başarılı dijitalleşmenin ilk adımlarını atmak
12 Kasım 2024, Salı Dijital bir fabrika inşa etmek nihai bir hedef veya kendi başına bir neden değildir. Dijital fabrika, üretim işletmelerine pazardaki değişikliklere yanıt verme esnekliği sağlayan bir araçtır. Bu, inovasyon trendleri veya maliyet artışları gibi değişiklikler için yiyecek-içecek, kişisel bakım, ilaç veya otomotiv sektörlerinde kullanılabilir.
Açık standartlarla dijitalleştirmek: Gece rahat uyumanın anahtarı
2 Eylül 2024, Pazartesi Yaptığım tahminlere bağlı kalabilir miyiz? Teslim tarihine uyabilecek miyiz? Bundan emin olabilecek kadar bilgiye sahip miyim? QCDE (kalite, maliyet, teslimat süresi ve çevresel etki) açısından hedeflerimize göre ve rakiplerimizle karşılaştırıldığında fabrikanın durumu ne? Geceleri fabrika yöneticilerinin uykusunu kaçıran bu endişeler, dijitalleştirme yoluyla çözülebilir. Dijitalleştirilmiş bir üretim ortamında fabrika yöneticilerinin bilinmeyenler, riskler ve ortaya çıkabilecek durumlar hakkında endişelenmesine gerek yoktur. Dijitalleştirme, belirsizliği ortadan kaldırır ve performans odaklı optimizasyon sağlar. Fabrika yöneticilerinin kaliteyi iyileştirmelerine, maliyetleri düşürmelerine, teslim sürelerini kısaltmalarına ve çevresel etkileri azaltmalarına yardımcı olabilecek bilgileri sağlar. Dijitalleştirilmiş bir fabrikanın yöneticisi, gecenin bir yarısı endişe içinde uyanmaz ancak uyansa dahi cep telefonundan hızlıca her şeyin olması gerektiği gibi ilerlediğini kontrol edip kendini güvende hissedebilir. Ancak endişeyle geçen uykusuz gecelerden mışıl mışıl uyunan gecelere giden yol kolay değildir. Açık konuşmak gerekirse dijitalleştirme oldukça yorucu bir süreç olabilir. Proje liderleri nadiren temiz bir sayfada çalışma lüksüne sahiptir; çoğu zaman eski teknolojilerin birbirine yamalandığı bir kırkyama üzerinde çalışmaları gerekir. Daha önce hiç veri kaydetmemiş, henüz ortada veri haberleşme protokolleri dahi yokken üretilen makinelerden oluşan üretim hatlarını dijitalleştirmek için çaba gösterirler. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ciddi bir OT ve IT entegrasyonu sorunu ortaya çıkar.
Robotic Trends 2024: Tam potansiyele ulaşmak için gereken basit ve esnek uygulama
3 Temmuz 2024, Çarşamba Yük taşıyıcıdan iş arkadaşına ve ekip oyuncusuna: Robotların rolü son yetmiş yıl içinde önemli ölçüde değişti. Yapay zeka daha fazla olasılık yaratıyor olsa da insanlar belirleyici faktör olmaya devam ediyor. Robotlar mı insanlar mı: Gelecekte üretimi kim şekillendirecek? 1954 yılında George Devol'un programlanabilir manipülatörün patentini almasından beri bu soru tartışmalara yol açmıştır. Devol'un Unimate adlı robotu tehlikeli görevleri güvenli bir şekilde yerine getirerek sektörde devrim yaratmış ve odak noktasının "insanlara karşı robotlar" değil, "robot + insan = verimlilik" olduğunu vurgulamıştır. 70 yılı aşkın bir sürede endüstri talepleri; esneklik, ölçeklenebilirlik, uyarlanabilirlik ve sürdürülebilirliğe öncelik verecek şekilde değişmiştir. Robotlar, insanların katma değerli faaliyetlere odaklanmaları için yükünü azaltan görevleri yerine getirmektedir.
2024 için otomasyonda neler bekleniyor? OMRON Europe'tan altı tahmin
13 Aralık 2023, Çarşamba Son birkaç yıldaki art arda gelen olumsuz gelişmeler, artan jeopolitik ve ekonomik risklerin yeni bir dönemini beraberinde getirdi. Bu durum, üreticileri iş modellerine dayanıklılık ve esneklik kazandırmaya, küresel tedarik zincirlerini ve ilişkilerini yeniden düşünmeye sevk ediyor. Aynı zamanda, ESG prensiplerini, operasyonel karar alma süreçlerine dahil etmeleri konusunda baskı artıyor. Yapay zeka, veri bilimi ve dijital ikizlerin yanı sıra algılama, izleme ve görsel denetim teknolojileri; üretim endüstrisinin bu yeni gerçeğe uyum sağlamasına yardımcı olacak otomasyon ve kontrol çözümlerini geliştirmek için temel unsurlar olacak. Bu bağlamda, 2024 ve sonrasında endüstriyel otomasyonu etkileyecek ve şekillendirecek altı temel trendi paylaşmak istiyorum.
EV geçişi kolaylaştırıldı: Otomotiv üretiminde üstesinden gelinecek en önemli üç zorluk
23 Kasım 2023, Perşembe Elektrikli araçlara geçiş, otomotiv üreticileri için zorlu bir süreçtir. Geleneksel olarak içten yanmalı motorlu araçlar üreten uzun ömürlü şirketler, şimdi tamamen yeni bir araç platformları dünyasına adım atmaktadır. Elektrikli araç üretim endüstrisinin karşılaştığı başlıca zorlukları inceleyelim ve ufuktaki en son yenilikçi çözümleri keşfedelim.
Zihinlerin buluşması: Endüstriyel otomasyonda IT/OT birleşimi
22 Eylül 2023, Cuma Gelecek odaklı üreticiler; esnek, verimli ve sürdürülebilir üretim ideallerine daha da yaklaşmak için dijital dönüşümü büyük bir ciddiyetle keşfetmektedir. Ne yazık ki dijitalleşmeye olan ilgi arttıkça OT (Operasyonel Teknoloji) ve IT (Bilgi Teknolojisi) dünyaları arasında büyük bir uçurum olduğu anlaşılıyor. Bu durumda, gelecekteki fabrikalar için hedeflenen bugünkü vizyonların, yarının gerçekliği haline gelmesi isteniyorsa bu farkın kapatılması gerekir. Ancak IT ve OT'nin neden bir araya getirilmesi gerektiğine ve bunun nasıl başarılabileceğine bakmadan önce temel bilgilere geri dönelim ve terminoloji hakkında bazı yanlış anlaşılmaları düzeltelim.
İş gücüne güç katma: OMRON'un Avrupa üretiminde beceri geliştirme yaklaşımı
6 Eylül 2023, Çarşamba OMRON'un yeni nesle güç kazandıran becerileri geliştirmeye olan sarsılmaz bağlılığını ele alırken sektörde dönüşüm dolu bir yolculuk başlıyor. Bu yolculuk, Dördüncü Sanayi Devrimi'nin (4IR) tüm potansiyelini ortaya çıkarırken diğer yandan cesurca Beşinci Sanayi Devrimi'ne (5IR) doğru ilerliyor.Akademik toplantı salonlarında, vizyoner iş liderlerinin yönetim kurulu odalarında ve ileri görüşlü siyasetçilerin ofislerinde hararetli tartışmalar yaşanıyor. Bütün bunların merkezinde Dördüncü Sanayi Devrimi, 4IR ya da diğer adıyla Endüstri 4.0'dan, yaşadığımız dünyayı değiştirecek olan Endüstri 5.0'a geçiş yer alıyor.Tarihsel olarak İlk Makine Çağı Sanayi Devrimi'yle, İkinci Makine Çağı da elektrikle başladı. Ardından elektronik ile Üçüncü, bir platform olarak internet ile de Dördüncü Makine Çağı'na girdik. Günümüzde ise insan ile makine arasındaki uyumlu iş birliğinin ve endüstrinin topluma katkılarının ön plana çıktığı Beşinci Makine Çağı'na doğru ilerliyoruz. Şimdi yalnızca uyum sağlamakla kalmayıp liderlik etme, öncülük yapma ve yeniliğin sınır tanımadığı bir gelecek yaratma zamanı. Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Klaus Schwab şöyle söylüyor: "Yaşama, çalışma ve birbirimiz ile ilişki kurma şeklimizi kökten değiştirecek bir teknolojik devrimin eşiğindeyiz. Ölçeği, kapsamı ve karmaşıklığı nedeniyle bu dönüşüm, insanlığın daha önce deneyimlediği her şeyden farklı olacak. Dünyamız dönüştürücü bir süreçten geçiyor. Akıllı teknoloji, makineler arası (M2M) haberleşme ve IoT entegrasyonuyla geleneksel endüstriyel uygulamaların otomasyonu sayesinde küresel üretim gelişiyor. Bu sinerji, daha yüksek düzeyde otomasyon ve sorunsuz haberleşmenin yanı sıra zorlukları otonom olarak analiz edip tanılayan akıllı makineleri destekliyor.Yapay zekanın yükselişi tartışmalara yol açarak toplumsal dokumuzdaki daha derin dönüşümlerin sinyalini veriyor. Bu dinamik ortamda ilerlerken inovasyonu benimsemeye ve geleceğimizi yeniden şekillendirmeye hazırız.
Kırmızı ışıklardan robotlara: OMRON, inovasyonla geçen 90 yılı kutluyor
6 Haziran 2023, Salı Bu yıl Kuruluş Gününde OMRON, teknolojinin sınırlarını zorladığı 90 yıla dönüp bakarken bir yandan da sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve insan-makine iş birliğini temel alan otomasyon inovasyonu geleceğini sabırsızlıkla bekliyor.10 Mayıs Kuruluş Günümüz kutlu olsun… Her yıl 10 Mayıs günü, muhtemelen OMRON için takvimdeki en önemli gündür. Bu tarihte, dünyanın dört bir yanındaki 30.000 OMRON çalışanı, şirketin kurucusu olan Kazuma Tateishi'nin hayatını ve mirasını kutlar. Bunu Tateishi'nin daha iyi bir dünya yaratmak için teknolojiyi kullanma vizyonuna bağlılıklarını tazeleyerek ve genellikle kendi topluluklarındaki gönüllü projeler ve yardım projelerine katılmak aracılığıyla toplum yararına işler yaparak gerçekleştirirler. İnovasyonda Kilometre Taşları OMRON'un inovasyon yolculuğu, röntgen fotoğrafı için yüksek hassasiyetli bir zaman rölesi geliştirmesiyle 1933 yılında başladı. Bu da şirketin toplumsal ihtiyaçları ele alma konusundaki ilk katkısı oldu. 1960 yılında OMRON, dünyanın ilk temassız proximity switch'ini tanıtarak gelişmiş seri üretim yeteneklerinde çığır açtı. O günden bu yana OMRON; ilk otomatik trafik sinyali, insansız tren istasyonu sistemi, giyilebilir tansiyon kontrol cihazı, ultra yüksek hızlı bulanık lojik kontrolörü ve otomatik kanser hücresi tanılama ekipmanı gibi çığır açan teknolojileri tanıtmayı sürdürdü.
Yapay Zeka: Beni aptal sanmayın
8 Şubat 2023, Çarşamba On yıl önce kendi fabrikamızdaki makinelerin ne kadar akıllı olduğu konusunda bir hayli gururluydum. Şimdi, "akıllı" kavramına dair bugünkü algımı göz önünde bulundurduğumda aslında bir hayli aptal olduklarını fark ediyorum.Neden? Çünkü yapmak üzere tasarlandıkları şeyi yapmalarına rağmen, beklenmedik ya da sıra dışı bir durumla karşılaştıkları anda afallıyorlardı. Operatöre "Benim sorunum ne?" sorusunu sormak durumunda kalıyorlardı.Sorun giderme ve makinelerin onarılıp çalıştırılması, akıllı bireyleri gerektiriyordu. Son derece yetenekli operatörleri... Deneyimli yazılım ve donanım mühendislerini... Sorun şu ki son on yılda bu kişilerin bulunması gittikçe daha da zorlaştı. Sektöre giren yeni yeteneklerin sayısı, emeklilik yaşına ulaşan çalışanların sayısını dengeleyecek kadar yeterli değil. İşten ayrılan emekliler yılların tecrübesinin doruk noktası olan, iş başında emek vererek kazandıkları bilgileri yanlarında götürürler. Ayrılan her bir çalışanla birlikte işletmeler daha az verimli ve daha az yetenekli bir iş gücü olasılığıyla karşı karşıya kalır.
Net sıfıra giden yol: taktikler konusu
1 Şubat 2023, Çarşamba Üretimin net sıfıra ulaşabildiği bir gelecek için değer zinciri, otomasyonla dönüştürülmelidir.Haziran 2022'de New Scientist, dünyanın en büyük şirketlerinin üçte birinin net sıfır hedefi olduğunu, yani geçen yıldaki aynı döneme göre önemli ölçüde daha fazla şirket olduğunu bildirdi.İvmedeki artış olumlu bir gelişme olsa da makale, şirketlerin net sıfıra ulaşma planlarındaki ayrıntıların düzensiz olmasından da bahsediyor.Bu durum pek şaşırtıcı değil. Net sıfır stratejisi oluşturup uygulamak, özellikle de GHG emisyonlarının %80'i Kapsam 3'e giren şirketler için oldukça zordur. Bu emisyon, değer zincirinin girişinde ya da çıkışında oluşmaktadır. Bu, tedarik zinciri ve ürün dağıtım lojistiği hem uzun hem de karmaşık olan FMCG şirketleri için daha da büyük bir zorluktur.Bu işletmelerin çoğu, değer zincirinden karbonu çıkarması ve döngüsel bir değer zinciri elde etmesi gerektiğini biliyor. Bunu gerçekleştirmek için bir stratejileri de var. Bu strateji genel olarak, kaynak ve enerji kullanımının optimizasyonunu, yüksek emisyonlu ürünlerin ve süreçlerin değiştirilmesini ve atıkların ortadan kaldırılmasını kapsıyor.Buradaki asıl zorluk, niyeti eyleme dönüştürmektir. İşte tam da bu noktada otomasyon, çok kritik bir role sahiptir.Veri toplama ve analiz, net sıfıra başarılı bir geçişin anahtarıdır. Bu olmadan şirketler; başlangıç noktalarını, geliştirmeleri gereken yerleri, gelişip gelişmediklerini ve geliştilerse bunun ne kadar etkili olduğunu nasıl bilebilir? Sağlam veriler, taahhüdü değişim haline getirir, hem güvenilir hem de özgüvenli bir şekilde paydaşlarla iletişim kurmayı sağlar ve iklime yönelik çalışmaların gerçekleşmesine olanak tanır.
Otomasyon sayesinde enerji ve yakıt krizinin üstesinden gelme
7 Aralık 2022, Çarşamba Yükselen fiyatlara karşı koymak ve çevreyle ilgili hedefleri karşılamak adına endüstri şirketlerinin, tek kaynaklı otomasyon teknolojilerinin sürdürülebilirlik stratejilerine nasıl katkıda bulunabileceğini incelemesi gerekir.Yüksek enerji ve yakıt fiyatları, hem evlerimizde hem de endüstrilerimiz de zorluklara yol açıyor. Bu durum, mali planları ve cüzdanları olumsuz yönde etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda aşırı yüksek fiyatlar nedeniyle bazı şirketler imalatı durdurmaya zorlanıyor. Make UK tarafından gerçekleştirilen bir ankette imalatçıların %42'si, elektrik faturalarının geçtiğimiz 12 ay içinde %100 zamlandığını belirtirken %32'si ise gaz fiyatlarının geçtiğimiz sene içinde %100 zamlandığını dile getiriyor. Endişe verici bir orana sahip %12'lik dilim ise yükselen enerji faturalarının doğrudan sonucu olarak işten çıkarmalara başladığını belirtti.Ukrayna'daki savaş, Covid-19 salgını ve gaz fiyatları krizin yalnızca birkaç nedeni; tüm bu nedenler bir araya gelerek tüm sektörleri ve enerji fiyatlarından tedarik zincirlerine kadar her alanı etkiliyor. Peki imalat şirketlerinin bu durumda ne yapması gerekiyor? Kapsamlı otomasyon stratejileri, daha yüksek esneklik ve enerji verimliliği açısından büyük bir önem taşıyor. Buna, sensör ve görsel denetim teknolojileriyle birlikte kullanılan yenilikçi robotların yanı sıra makine seviyesinde gerçek zamanlı yapay zeka (AI) da dahil. Ayrıca imalat tesislerinden alınan gerçek zamanlı veriler, anormallikleri tespit etme ve genel ekipman etkililiğini (OEE) artırma konusunda da yardımcı olabilir.
Fırtınadan sağ çıkanlar: toplumsal sorunları teknoloji fırsatlarına dönüştürerek ekonomik belirsizlikler arasında bir rota çizmek
6 Aralık 2022, Salı Bana sıkla sorulan sorulardan biri, bir endüstriyel otomasyon işletmesi olarak değişken ve gittikçe tahmin edilemez hale gelen küresel ekonomide kararlı bir büyüme sağlamak için stratejimizin ne olduğu. Tahmin edebileceğiniz gibi cevabım tek bir cümleden oluşmuyor ancak temelini tek bir kavramdan alıyor: SINIC. Çekirdek Yenilikten İhtiyaç Güdümlü Döngüsel Gelişime (Seed-Innovation to Need-Impetus Cyclic Evolution) anlamına gelen SINIC, OMRON'un kurucusu Dr. Kazuma Tateisi tarafından 1970 yılında geliştirilen bir teoridir. Bu felsefeye göre bilim, teknoloji ve toplum; birbirini karşılıklı olarak etkiledikleri döngüsel bir ilişki içindedir. Bilimsel gelişmeler toplumun gelişmesine yardımcı olurken toplumsal ihtiyaçlar ise teknolojik gelişimi teşvik eder. Başından beri bu felsefeyi uygulayan OMRON Europe, son on yıl boyunca günümüzün toplumsal ve ekonomik sorunlarına karşı katma değerli çözümler yaratmanın temellerini atmak için çalışmıştır.
Başarılı dijitalleşmenin ilk adımlarını atmak
12 Kasım 2024, Salı Dijital bir fabrika inşa etmek nihai bir hedef veya kendi başına bir neden değildir. Dijital fabrika, üretim işletmelerine pazardaki değişikliklere yanıt verme esnekliği sağlayan bir araçtır. Bu, inovasyon trendleri veya maliyet artışları gibi değişiklikler için yiyecek-içecek, kişisel bakım, ilaç veya otomotiv sektörlerinde kullanılabilir.
Verimlilik tıkanıklığından kaçınmak: Şirketler robot planlarını neden ertelememelidir?
24 Eylül 2024, Salı Yenilikçi teknolojilere yapılan yatırımları geciktirmek birçok riskle ilişkilidir. Bu konuda hâlâ tereddüt eden şirketler kendilerine üç soru sormalıdır.Avrupa ekonomisi büyüme, istikrar ve rekabet gücünü etkileyen çeşitli güçlüklerle karşı karşıya. Örneğin Avrupa, dünyadaki en yaşlı nüfuslardan birine sahip. Yaşlanan iş gücü, sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki yükü artırıyor ve iş gücü tedarikini azaltarak ekonomik büyümeyi potansiyel olarak yavaşlatıyor. Ayrıca, AB'nin Yeşil Mutabakat'a ve 2050 yılına kadar karbon nötrlüğünün sağlanmasına bağlılığı çeşitli sektörlerde önemli yatırımlar ve yapısal değişiklikler yapılmasını gerektiriyor. Bunun yanı sıra finansal endişeler nedeniyle yatırım yapma isteksizliği de söz konusu. McKinsey Global Institute (MGI) tarafından kısa süre önce yapılan bir araştırma, 1 milyar dolardan fazla gelir elde eden büyük Avrupalı firmaların ABD'deki benzer firmaların gerisinde kaldığını ortaya çıkardı. Yılda toplam 400 milyar dolar daha az yatırım yapıyor ve üçte bir oranında daha yavaş büyüyorlar.Bu yatırım hevessizliği; rekabet gücü, sürdürülebilirlik ve itibar açısından dezavantajlar, yetersiz verimlilik ve yeni nitelikli çalışanların ilgisini çekmede azalan başarı gibi kısa ve uzun vadeli etkileri olan çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Yenilikçi robot teknolojisi bu tür gelişmelerle mücadele edebiliyor olsa da iyi düşünülmüş bir finansman kapasitesi de gerektiriyor. Bu nedenle, şu anda yatırımlarını kısıtlayan şirketler, bunun uzun vadede kısa vadeli tasarruflardan daha fazla olumsuz sonucu olup olmayacağını acilen kendilerine sormalıdır. Aşağıdaki üç soru, bu hususların odak noktası olmalıdır:
Açık standartlarla dijitalleştirmek: Gece rahat uyumanın anahtarı
2 Eylül 2024, Pazartesi Yaptığım tahminlere bağlı kalabilir miyiz? Teslim tarihine uyabilecek miyiz? Bundan emin olabilecek kadar bilgiye sahip miyim? QCDE (kalite, maliyet, teslimat süresi ve çevresel etki) açısından hedeflerimize göre ve rakiplerimizle karşılaştırıldığında fabrikanın durumu ne? Geceleri fabrika yöneticilerinin uykusunu kaçıran bu endişeler, dijitalleştirme yoluyla çözülebilir. Dijitalleştirilmiş bir üretim ortamında fabrika yöneticilerinin bilinmeyenler, riskler ve ortaya çıkabilecek durumlar hakkında endişelenmesine gerek yoktur. Dijitalleştirme, belirsizliği ortadan kaldırır ve performans odaklı optimizasyon sağlar. Fabrika yöneticilerinin kaliteyi iyileştirmelerine, maliyetleri düşürmelerine, teslim sürelerini kısaltmalarına ve çevresel etkileri azaltmalarına yardımcı olabilecek bilgileri sağlar. Dijitalleştirilmiş bir fabrikanın yöneticisi, gecenin bir yarısı endişe içinde uyanmaz ancak uyansa dahi cep telefonundan hızlıca her şeyin olması gerektiği gibi ilerlediğini kontrol edip kendini güvende hissedebilir. Ancak endişeyle geçen uykusuz gecelerden mışıl mışıl uyunan gecelere giden yol kolay değildir. Açık konuşmak gerekirse dijitalleştirme oldukça yorucu bir süreç olabilir. Proje liderleri nadiren temiz bir sayfada çalışma lüksüne sahiptir; çoğu zaman eski teknolojilerin birbirine yamalandığı bir kırkyama üzerinde çalışmaları gerekir. Daha önce hiç veri kaydetmemiş, henüz ortada veri haberleşme protokolleri dahi yokken üretilen makinelerden oluşan üretim hatlarını dijitalleştirmek için çaba gösterirler. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ciddi bir OT ve IT entegrasyonu sorunu ortaya çıkar.
2024 için otomasyonda neler bekleniyor? OMRON Europe'tan altı tahmin
13 Aralık 2023, Çarşamba Son birkaç yıldaki art arda gelen olumsuz gelişmeler, artan jeopolitik ve ekonomik risklerin yeni bir dönemini beraberinde getirdi. Bu durum, üreticileri iş modellerine dayanıklılık ve esneklik kazandırmaya, küresel tedarik zincirlerini ve ilişkilerini yeniden düşünmeye sevk ediyor. Aynı zamanda, ESG prensiplerini, operasyonel karar alma süreçlerine dahil etmeleri konusunda baskı artıyor. Yapay zeka, veri bilimi ve dijital ikizlerin yanı sıra algılama, izleme ve görsel denetim teknolojileri; üretim endüstrisinin bu yeni gerçeğe uyum sağlamasına yardımcı olacak otomasyon ve kontrol çözümlerini geliştirmek için temel unsurlar olacak. Bu bağlamda, 2024 ve sonrasında endüstriyel otomasyonu etkileyecek ve şekillendirecek altı temel trendi paylaşmak istiyorum.
Zihinlerin buluşması: Endüstriyel otomasyonda IT/OT birleşimi
22 Eylül 2023, Cuma Gelecek odaklı üreticiler; esnek, verimli ve sürdürülebilir üretim ideallerine daha da yaklaşmak için dijital dönüşümü büyük bir ciddiyetle keşfetmektedir. Ne yazık ki dijitalleşmeye olan ilgi arttıkça OT (Operasyonel Teknoloji) ve IT (Bilgi Teknolojisi) dünyaları arasında büyük bir uçurum olduğu anlaşılıyor. Bu durumda, gelecekteki fabrikalar için hedeflenen bugünkü vizyonların, yarının gerçekliği haline gelmesi isteniyorsa bu farkın kapatılması gerekir. Ancak IT ve OT'nin neden bir araya getirilmesi gerektiğine ve bunun nasıl başarılabileceğine bakmadan önce temel bilgilere geri dönelim ve terminoloji hakkında bazı yanlış anlaşılmaları düzeltelim.
İş gücüne güç katma: OMRON'un Avrupa üretiminde beceri geliştirme yaklaşımı
6 Eylül 2023, Çarşamba OMRON'un yeni nesle güç kazandıran becerileri geliştirmeye olan sarsılmaz bağlılığını ele alırken sektörde dönüşüm dolu bir yolculuk başlıyor. Bu yolculuk, Dördüncü Sanayi Devrimi'nin (4IR) tüm potansiyelini ortaya çıkarırken diğer yandan cesurca Beşinci Sanayi Devrimi'ne (5IR) doğru ilerliyor.Akademik toplantı salonlarında, vizyoner iş liderlerinin yönetim kurulu odalarında ve ileri görüşlü siyasetçilerin ofislerinde hararetli tartışmalar yaşanıyor. Bütün bunların merkezinde Dördüncü Sanayi Devrimi, 4IR ya da diğer adıyla Endüstri 4.0'dan, yaşadığımız dünyayı değiştirecek olan Endüstri 5.0'a geçiş yer alıyor.Tarihsel olarak İlk Makine Çağı Sanayi Devrimi'yle, İkinci Makine Çağı da elektrikle başladı. Ardından elektronik ile Üçüncü, bir platform olarak internet ile de Dördüncü Makine Çağı'na girdik. Günümüzde ise insan ile makine arasındaki uyumlu iş birliğinin ve endüstrinin topluma katkılarının ön plana çıktığı Beşinci Makine Çağı'na doğru ilerliyoruz. Şimdi yalnızca uyum sağlamakla kalmayıp liderlik etme, öncülük yapma ve yeniliğin sınır tanımadığı bir gelecek yaratma zamanı. Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Klaus Schwab şöyle söylüyor: "Yaşama, çalışma ve birbirimiz ile ilişki kurma şeklimizi kökten değiştirecek bir teknolojik devrimin eşiğindeyiz. Ölçeği, kapsamı ve karmaşıklığı nedeniyle bu dönüşüm, insanlığın daha önce deneyimlediği her şeyden farklı olacak. Dünyamız dönüştürücü bir süreçten geçiyor. Akıllı teknoloji, makineler arası (M2M) haberleşme ve IoT entegrasyonuyla geleneksel endüstriyel uygulamaların otomasyonu sayesinde küresel üretim gelişiyor. Bu sinerji, daha yüksek düzeyde otomasyon ve sorunsuz haberleşmenin yanı sıra zorlukları otonom olarak analiz edip tanılayan akıllı makineleri destekliyor.Yapay zekanın yükselişi tartışmalara yol açarak toplumsal dokumuzdaki daha derin dönüşümlerin sinyalini veriyor. Bu dinamik ortamda ilerlerken inovasyonu benimsemeye ve geleceğimizi yeniden şekillendirmeye hazırız.
Kırmızı ışıklardan robotlara: OMRON, inovasyonla geçen 90 yılı kutluyor
6 Haziran 2023, Salı Bu yıl Kuruluş Gününde OMRON, teknolojinin sınırlarını zorladığı 90 yıla dönüp bakarken bir yandan da sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve insan-makine iş birliğini temel alan otomasyon inovasyonu geleceğini sabırsızlıkla bekliyor.10 Mayıs Kuruluş Günümüz kutlu olsun… Her yıl 10 Mayıs günü, muhtemelen OMRON için takvimdeki en önemli gündür. Bu tarihte, dünyanın dört bir yanındaki 30.000 OMRON çalışanı, şirketin kurucusu olan Kazuma Tateishi'nin hayatını ve mirasını kutlar. Bunu Tateishi'nin daha iyi bir dünya yaratmak için teknolojiyi kullanma vizyonuna bağlılıklarını tazeleyerek ve genellikle kendi topluluklarındaki gönüllü projeler ve yardım projelerine katılmak aracılığıyla toplum yararına işler yaparak gerçekleştirirler. İnovasyonda Kilometre Taşları OMRON'un inovasyon yolculuğu, röntgen fotoğrafı için yüksek hassasiyetli bir zaman rölesi geliştirmesiyle 1933 yılında başladı. Bu da şirketin toplumsal ihtiyaçları ele alma konusundaki ilk katkısı oldu. 1960 yılında OMRON, dünyanın ilk temassız proximity switch'ini tanıtarak gelişmiş seri üretim yeteneklerinde çığır açtı. O günden bu yana OMRON; ilk otomatik trafik sinyali, insansız tren istasyonu sistemi, giyilebilir tansiyon kontrol cihazı, ultra yüksek hızlı bulanık lojik kontrolörü ve otomatik kanser hücresi tanılama ekipmanı gibi çığır açan teknolojileri tanıtmayı sürdürdü.
Satın Alma mı Kiralama mı? Yeni cobotunuzu finanse etmenin yolu
26 Nisan 2023, Çarşamba Otomasyon projelerini finanse ederken KOBİ'lerin düşünmesi gereken bir noktaBeceri eksiklikleri, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve enerji tasarrufu planları birçok şirkette otomasyon projelerini hızlandırmaktadır. Otomasyona kayan manuel süreçler belirlendikten sonra genelde akıllara şu soru gelir: Tüm bunlar ne kadara mal olur?Kiralama veya hizmet olarak robot gibi seçenekleri göz önünde bulundurmak mantıklı olabilir. Küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ'ler) özellikle otomasyonun finansal yönleri hakkında daha iyi bir genel bakış sağlayan araçlardan biri de OMRON yatırım getirisi hesaplayıcısıdır. Bir cobot veya AMR satın almayı düşünen herkes bu aracı kullanarak yatırım getirisini görebilir.
Cobot entegrasyonunu hızlandırma
8 Şubat 2023, Çarşamba İyi planlama ve güçlü iş ortakları, KOBİ'lerin otomasyondaki engellerin üstesinden gelmelerine yardımcı olur.Cobotlar olarak da bilinen kolaboratif robotlar, zaman alan ve kaynak kullanımı gerektiren görevleri otomatikleştirmeyi mümkün kıldıkları için fazlasıyla rağbet görüyor. Küresel kolaboratif robot pazarının şu anda yaklaşık 1,2 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Cobotların satış hacmi 2021'de toplam 32.300 birime ulaştı. Özellikle şirketlerin uygun çalışanları bulması ve şirket bünyesinde tutması gittikçe zorlaşırken bu teknolojiler birçok yerde gördüğü değeri hak ediyor. Değerden söz etmişken, bazılarının aklına şu soru gelebilir: Cobotlar son derece pahalıdır, değil mi? Böyle bir yatırım ne zaman karşılığını veriyor?Otomasyon uzmanı OMRON, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler için bu tür kaygıları hafifletmek istiyor: Akıllı ve entegre robot çözümlerinin yanı sıra cobotlar ve mobil robotlar elverişli ve uygun maliyetlidir. OMRON yatırım getirisi hesaplayıcısı, yatırım getirisi hakkında fikir edinmek isteyenlere hızlı ve kolay bir genel bakış sağlar.Cobotlar ve otonom mobil robotlar (AMR), hem KOBİ'ler hem de büyük ölçekli işletmeler için uygundur. Bu robotlar; taşıma, paletleme, makineleri yükleme ve boşaltma, montaj, boyama veya kaynak gibi görevleri yerine getirir. Ayrıca, hızlı ve esnek bir şekilde yenilenebilir ve uzman olmayan kişiler tarafından programlanabilirler. Malzeme ikmali, cobotlar aracılığıyla makine ve süreç yükleme ve AMR'ler ile kolaylaştırılabilir. Ancak bu tür projeleri başarıyla gerçekleştirmek ve robot entegrasyonunu hızlandırmak için teknik bilgiler ve konuya aşina olan iş ortakları gereklidir. Hepsinden önemlisi, çalışanların hep birlikte değişimin bir parçası olmaları için projenin başından itibaren bilgilendirilmeleri ve sürece dahil olmaları gerekir.Aşağıda, cobotları entegre ederken şirketlerin akıllarında tutması gereken bazı ipuçları verilmiştir:
Yapay Zeka: Beni aptal sanmayın
8 Şubat 2023, Çarşamba On yıl önce kendi fabrikamızdaki makinelerin ne kadar akıllı olduğu konusunda bir hayli gururluydum. Şimdi, "akıllı" kavramına dair bugünkü algımı göz önünde bulundurduğumda aslında bir hayli aptal olduklarını fark ediyorum.Neden? Çünkü yapmak üzere tasarlandıkları şeyi yapmalarına rağmen, beklenmedik ya da sıra dışı bir durumla karşılaştıkları anda afallıyorlardı. Operatöre "Benim sorunum ne?" sorusunu sormak durumunda kalıyorlardı.Sorun giderme ve makinelerin onarılıp çalıştırılması, akıllı bireyleri gerektiriyordu. Son derece yetenekli operatörleri... Deneyimli yazılım ve donanım mühendislerini... Sorun şu ki son on yılda bu kişilerin bulunması gittikçe daha da zorlaştı. Sektöre giren yeni yeteneklerin sayısı, emeklilik yaşına ulaşan çalışanların sayısını dengeleyecek kadar yeterli değil. İşten ayrılan emekliler yılların tecrübesinin doruk noktası olan, iş başında emek vererek kazandıkları bilgileri yanlarında götürürler. Ayrılan her bir çalışanla birlikte işletmeler daha az verimli ve daha az yetenekli bir iş gücü olasılığıyla karşı karşıya kalır.
Gelecek intralojistiğe mi yöneliyor? Daha fazla verimlilik için ipuçları
15 Kasım 2022, Salı Bazen büyük resme o kadar çok odaklanırız ki akıllı üretimi simgeleyen küçük ve çok önemli olan süreçleri unuturuz. Buna örnek olarak intralojistiği, yani bir şirketin tesislerinde veya üretim salonunda gerçekleşen malzeme ve ürün akışlarını verebiliriz. Kısa bir süre önce yapılan bir çalışma, ankete katılan şirketlerin yüzde 80'inden fazlasının, kalifiye çalışan eksikliği veya büyüme planları gibi zorlukların üstesinden gelmek için intralojistikte yapay zeka ve otomasyon kullanımının artmasını gerekli bulduğunu ortaya koydu.Pazar ve müşteri gereksinimlerini karşılamak, verimliliği artırmak ve daha sürdürülebilir olmak isteyen otomotiv şirketleri yeni fikirler üretmelidir. Enerji maliyetleri, gaz krizi ve yükselen enflasyon bu görevi daha da zorlaştırmaktadır. Yenilikçi otomasyon, dijitalleşme ve akıllı intralojistik yaklaşımlarını bir araya getiren akıllı fabrika konseptleri, değerli destekler sağlayabilir. Bazıları bu bağlamda Endüstri 4.0'dan bahsederken bazıları "geleceğin fabrikası", bazıları ise Endüstriyel Nesnelerin İnterneti'ni (IIoT) tercih ediyor. Ancak hangi yaklaşımı seçerseniz seçin, en önemlisi şimdi harekete geçmek ve güvenilir iş ortaklarıyla çalışmaktır. İntralojistik, değişimi hızlı bir şekilde başlatmak için iyi bir başlangıç noktasıdır çünkü acilen harekete geçilmesi gerekiyor. Şu anda birçok şirket, kalifiye çalışan eksikliği nedeniyle ciddi ölçüde kısıtlanmıştır. Mobil robotlar gibi modern teknolojiler çözüm sağlayabilir.
Beka-Mak Makine, Omron Mobil ve Kolaboratif Robotları Makinalar ile Birlikte Çalıştırıyor
24 Ekim 2022, Pazartesi Beka-Mak, OMRON kolaboratif ve mobil robotlarını daire testere makinelerine entegre etti. Böylelikle kesintisiz üretim yapılması ve kesilen iş parçalarının istenilen ölçülerde paketlenmesi ile sevkiyat esnasındaki aksaklıların önüne geçilmesi hedefleniyor.1984 yılında aile şirketi olarak kurulan Beka-Mak, Türkiye’de testere makinası sektörünü global pazara açan lider firmadır. İlk ihracatını Almanya’ya 1991 senesinde gerçekleştiren Beka-Mak, bugün başta Avrupa, Rusya ve A.B.D olmak üzere dünyada 60 distribütör tarafından 78’e yakın ülkede temsil edilmektedir. Geniş ürün yelpazesiyle yüksek verimde çalışan daire ve şerit testere makinaları, Türkiye’nin önde gelen çelik üreticilerinin tercihi olmaktadır. Yenilikçi ve sürekli gelişim felsefesine sahip olan Beka-Mak, 2018 yılında kurulan tescilli Ar-Ge merkeziyle birlikte bugün 210 personel ile 22.500m² üretim alanında metal sektörüne katkıda bulunmaya devam ediyor.
Elektrikli araç üretiminde otomatik denetim sistemlerinin kritik önemi
23 Mart 2023, Perşembe Emniyet, otomotiv sektöründeki tüm önceliklerin başında gelir ve elektrikli araç üretimi de bu durumda bir istisna değildir. Bununla birlikte emniyet, karmaşıklığa da yol açabilir ve günümüz araçlarında (özellikle EV'lerde) geleneksel örnekleme veya denetlemeye dayalı denetim yöntemleri yetersiz kalmaktadır.
OMRON Europe'tan 2023 için en iyi 5 otomasyon tahmini
1 Şubat 2023, Çarşamba Fırsatlarla dolu yeni bir yıla girmişken 2023 ve sonrasında endüstriyel otomasyonu etkileyecek ve şekillendirecek en önemli trendlerden bazılarını vurgulamak istiyorum. Üretim endüstrileri birçok zorlukla karşı karşıya kalmaya devam edecek ve bu zorlukları atlatmak, iş modellerine dayanıklılık ve esneklik kazandıracaktır. Şirketler aynı zamanda, toplumsal zorluklar nedeniyle karşılaştıkları sorunları çözmelerine yardımcı olmak için yeni teknolojileri (algılama, robot teknolojisi, 5G ve yapay zeka) benimsemelidir.
Net sıfıra giden yol: taktikler konusu
1 Şubat 2023, Çarşamba Üretimin net sıfıra ulaşabildiği bir gelecek için değer zinciri, otomasyonla dönüştürülmelidir.Haziran 2022'de New Scientist, dünyanın en büyük şirketlerinin üçte birinin net sıfır hedefi olduğunu, yani geçen yıldaki aynı döneme göre önemli ölçüde daha fazla şirket olduğunu bildirdi.İvmedeki artış olumlu bir gelişme olsa da makale, şirketlerin net sıfıra ulaşma planlarındaki ayrıntıların düzensiz olmasından da bahsediyor.Bu durum pek şaşırtıcı değil. Net sıfır stratejisi oluşturup uygulamak, özellikle de GHG emisyonlarının %80'i Kapsam 3'e giren şirketler için oldukça zordur. Bu emisyon, değer zincirinin girişinde ya da çıkışında oluşmaktadır. Bu, tedarik zinciri ve ürün dağıtım lojistiği hem uzun hem de karmaşık olan FMCG şirketleri için daha da büyük bir zorluktur.Bu işletmelerin çoğu, değer zincirinden karbonu çıkarması ve döngüsel bir değer zinciri elde etmesi gerektiğini biliyor. Bunu gerçekleştirmek için bir stratejileri de var. Bu strateji genel olarak, kaynak ve enerji kullanımının optimizasyonunu, yüksek emisyonlu ürünlerin ve süreçlerin değiştirilmesini ve atıkların ortadan kaldırılmasını kapsıyor.Buradaki asıl zorluk, niyeti eyleme dönüştürmektir. İşte tam da bu noktada otomasyon, çok kritik bir role sahiptir.Veri toplama ve analiz, net sıfıra başarılı bir geçişin anahtarıdır. Bu olmadan şirketler; başlangıç noktalarını, geliştirmeleri gereken yerleri, gelişip gelişmediklerini ve geliştilerse bunun ne kadar etkili olduğunu nasıl bilebilir? Sağlam veriler, taahhüdü değişim haline getirir, hem güvenilir hem de özgüvenli bir şekilde paydaşlarla iletişim kurmayı sağlar ve iklime yönelik çalışmaların gerçekleşmesine olanak tanır.
Fırtınadan sağ çıkanlar: toplumsal sorunları teknoloji fırsatlarına dönüştürerek ekonomik belirsizlikler arasında bir rota çizmek
6 Aralık 2022, Salı Bana sıkla sorulan sorulardan biri, bir endüstriyel otomasyon işletmesi olarak değişken ve gittikçe tahmin edilemez hale gelen küresel ekonomide kararlı bir büyüme sağlamak için stratejimizin ne olduğu. Tahmin edebileceğiniz gibi cevabım tek bir cümleden oluşmuyor ancak temelini tek bir kavramdan alıyor: SINIC. Çekirdek Yenilikten İhtiyaç Güdümlü Döngüsel Gelişime (Seed-Innovation to Need-Impetus Cyclic Evolution) anlamına gelen SINIC, OMRON'un kurucusu Dr. Kazuma Tateisi tarafından 1970 yılında geliştirilen bir teoridir. Bu felsefeye göre bilim, teknoloji ve toplum; birbirini karşılıklı olarak etkiledikleri döngüsel bir ilişki içindedir. Bilimsel gelişmeler toplumun gelişmesine yardımcı olurken toplumsal ihtiyaçlar ise teknolojik gelişimi teşvik eder. Başından beri bu felsefeyi uygulayan OMRON Europe, son on yıl boyunca günümüzün toplumsal ve ekonomik sorunlarına karşı katma değerli çözümler yaratmanın temellerini atmak için çalışmıştır.
Otomotiv sektöründe dijitalleşme: Akıllı üretim için yedi ipucu
2 Kasım 2022, Çarşamba Büyümek ve krizlerin üstesinden gelmek istiyorsanız dijital olarak yeterli imkanlara sahip olmanız gerekir. Bu durum, oldukça önemli otomotiv sektörü için de geçerlidir. Müşteriler veya verimlilik söz konusu olduğunda dijital araçlara başvurmamak mümkün değildir. Capgemini tarafından gerçekleştirilen bir çalışmaya göre yapay zeka (AI) ve sürdürülebilirlik önemli etkenler ve odak konularıdır. Gartner uzmanları, açık kaynaklı iş birliği yaklaşımlarının, bütünsel ekosistemlerin ve teknoloji ortaklıklarının önemini vurguluyor. Peki, geleceğin üretiminde dijitalleşme ve intralojistik konusunda nelere dikkat etmeliyiz? Bu soruyu iki bölümde cevaplamak istiyoruz. Akıllı fabrikada dijitalleştirmeye ilişkin ipuçlarıyla başlıyoruz. Otomasyon uzmanı olarak OMRON, yıllarca daha gelişmiş bir dijitalleşmeye giden yollarında üreticilere ve tedarikçilere eşlik etmektedir.
Geleceğin yakıtı: Yakıt hücresi üretiminde dikkat edilmesi gerekenler
10 Mart 2022, Perşembe Sürdürülebilir mobilite konusu açıldığında aklımıza ilk bataryayla çalışan e-arabalar geliyor. Yakıt hücreleri veya doğrudan hidrojen ocakları, genellikle arka planda kalan yardımcı teknolojiler olsa da CO₂ salınımını azaltma ve pazar seçenekleri bakımından birçok fayda sunabilir.
Çevre dostu paketleme sektörü: Sürdürülebilir üretim nasıl elde edilir?
9 Şubat 2022, Çarşamba Paketleme sektöründe sürdürülebilirlik, plastik atık sorunuyla ve nihayetinde iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli unsurlardan biridir. Beraberinde getirdiği zorluklar ise esnek ve güçlü otomasyon teknolojileri gerektirir.
Yerel pil hücresi üretimi başarısına destek olma
20 Eylül 2021, Pazartesi Uzmanlar ve otomotiv üreticileri gelecekte e-mobilitenin önemli bir yer kaplayacağı konusunda hemfikir. Piller ve pil üretimi bu gelişmenin merkezinde yer alıyor. Bu bağlamda, küresel lityum iyon pil pazarının 44,2 milyar ABD dolarından (2020) 94,4 milyar ABD dolarına (2025) tırmanması bekleniyor. Otomotiv sektörünün içten yanmalı motorlardan pil veya hidrojenle çalışan yakıt hücrelerine dönüşümü şirketler için beraberinde büyük zorluklar getiriyor.
Tüketici ürünleri üretiminde plastik kullanımı: Daha yeşil paketleme için yedi otomasyon ipucu
29 Nisan 2021, Perşembe Hijyen mi yoksa çevreyi korumak mı? Tercihen her ikisi de! Tüketici ürünleri sektöründeki şirketler, plastik ambalajlar yerine hangi alternatifleri kullanabileceklerini ve nasıl daha yeşil, daha verimli ve güvenli bir şekilde çalışabileceklerini giderek daha fazla sorguluyor. Yenilikçi paketleme hatları, robotlar ve yapay zeka işte burada devreye giriyor.
Avrupa otomotiv sektörünü güçlendirme
29 Ocak 2021, Cuma Avrupa otomotiv sektörü Asya'nın güçlü rekabetçiliğinin yanı sıra salgının ekonomik güçlükleriyle de karşı karşıya bulunuyor. Sektörün hem verimliliği hem de sürdürülebilirliği artıracak inovatif, geleceğe dönük stratejiler ve teknolojiler geliştirmesi gerekiyor. Stanford Üniversitesi'nden Tony Seba, 2025'ten sonra (saf) yanmalı motorlu yeni araçların satılmayacağına ve batarya ya da hidrojen ile çalışan yakıt hücrelerine doğru bir hareket olacağına inanıyor. Bu arada sektör; düşen satışlar, gittikçe daha katı hale gelen emisyon düzenlemeleri, yeni teknolojiler, dijitalleşme ve değişen tüketici ihtiyaçları ile de karşı karşıya. Şirketler, üretim hatlarını dönüştürerek, daha çevik hale gelerek ve rekabet avantajı sağlayan inovasyonlar sunarak bu duruma yanıt vermek zorunda.
E-mobiliteye geçiş: Otomotiv şirketleri için yedi ipucu
8 Eylül 2020, Salı Virüs nedeniyle araba satışlarında yaşanan şiddetli düşüşten dolayı otomotiv sektörü bu durumdan özellikle etkilendi. Örneğin, Duisburg-Essen Üniversitesi Otomotiv Araştırma Merkezi (CAR), Alman araç üreticileri ve tedarikçilerinin toplam iş gücünün dörtte birini 2030 yılına kadar kaybedebileceklerini öngörüyor.Birleşik Krallık'ta da benzer bir görüntü göze çarpıyor. Buna karşılık otomotiv tedarikçisi AMZ, artan elektrikli araç talebinin birçok yeni iş alanı oluşturabileceğini tahmin ediyor.